Mutlu Olmak

Zamanın birinde kederli bir kral ve bu kralın ok mutlu olan bir uşağı varmış Uşak her işini gülümseyerek yapar, ufak mırıldanmalarla şarkılar söyler ve mutluluğunu pekiştirici hareketlerde bulunurmuş. Bir gün kral dayanamayıp uşağa sormuş;

-Senin mutluluğunun sırrı nedir?

– Sırrı yoktur kralım.

-Nasıl olmaz seni bir kere bile somurturken görmedim. Bak bana yalan söyleme, yalandan daha küçük suçlar yüzünden ne kelleler vurdurdum ben.

-Gerçekten yoktur kralım. Size hizmet edebilme şerefini bana sunuyorsunuz, eşim ve çocuklarımın karnı sizin sayenizde doyuyor. Giyeceklerimizi var mutsuz olmak için hiçbir sebebim yok kralım.

Kral sinirlenmiş. İçinden bu sebeplerle mutlu olunur mu diye geçirip, öfke ile;

-Kaybol buradan, celladı çağırmadan kaybol demiş.

Kralın bu olayın peşini bırakmaya niyeti yokmuş. Nitekim bir gün en akıllı alimlerinden birini yanına çağırtmış ve bu uşak neden bu kadar mutlu, mutlu olmak için ne nedeni olabilir diye sormuş. Bilge; kralım uşağınız 99 çemberinde olmadığı için bu kadar mutludur demiş. Kral anlamamış nasıl yani, 99 çemberi nedir. Bu uşağı, bu çembere sokarsak somurtur mu demiş ve kendi aralarına bir plan gerçekleştirmişler. Bilge, kralım akşam ben sizi bulacağım fakat akşam bir çantanın içerisinde 99 adet altını hazır edin demiş. Kral onaylamış ve akşam uşağın kaldığı yere gitmişler. Bilge, bir not kağıdına, bu altınlar sana mirastır. Dilediğin gibi harca ama kimseye bu altınlara nasıl sahip olduğunu anlatma yazmış. Kapının önüne çantayı ve notu koyup uzaktan izlemişler. Uşak kapıyı açmış, notu okumuz ve çantayı göğsüne doğru yanaştırıp sıkıca sarıp odaya geçmiş. Kral ve bilge camdan izlemeye devam etmiş. Uşak, deste deste yapıp altınları saymaya başlamış. Bir deste, iki deste, üç, dört, … ve dokuz deste… Onuncusu bir adet eksik kalmış. 99 tane olamayacağını düşünmüş ve mobilyaların altına, çantanın dibine tekrar tekrar bakıp son altını aramış. Bulamamış. Bir altın eksik olması mutlu olmak için tüm sebeplerini alıp götürmüş sanki ve uşak durup düşünmeye başlamış. Kaç yıl aralıksız ve ek iş edinerek çalışsam bu altını tamamlarım diye düşünmüş. Hesaplamış hesaplamış… Ek iş olarak sarayın artık yemeklerini çarşıda satmayı dahi düşünmüş. Aklından sürekli bir ek iş planları ve hesaplamalar geçiyormuş. Mutlu olmak için saydığı tüm sebepler yerle bir olmuş. Uşak kralın huzuruna somurtarak çıkmış, kral neden mutsuz olduğunu sormuş. Uşak cevap verememiş. Nitekim uşak her seferinde kralın karşısına somurtarak çıkar olmuş ve kralın uşağı kovması da uzun sürmemiş.

Mutlu olmak için çok sebebimiz olsa da bu sebeplerin neredeyse tamamını bir şeyleri tamamlamak için tüketiyoruz. Asıl tükettiğimiz şeyin hayatımız olduğunu ise hiçbir zaman fark edemiyoruz. Unutmayalım ki, mutlu olmak için çok nedenimiz var.