Ek İş Demeyeceğiz

Ek İş Demeyeceğiz diyoruz ama her ne kadar ek iş demeyeceğiz desek bile ek işten dem vuracağımızı siz anlayın. Aslında kalemimizi sivrilteceğimiz noktalar, sadece ek iş üzerine değil bir dünya dersi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kısaca ek iş ve ek gelir üzerinde duruyoruz çünkü akıllarda canlanan ek iş betimlemesinin ardından gelmek istiyoruz. Bu istem, gerek iş ortaklığı ile gerek ek iş fikirlerinin doğduğu noktada gerekse de hayata dair hikayelerin ek iş ile anılan kısmında…

Ek iş demeyeceğiz ama siz anlayın başlığı ile hayata dair hikayemizin girizgah kısmına doğru yol alıyoruz. 18 yaşında bir erkek çocuğu hayatını tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşasa da tahmin edeceğimiz üzere annesi bu gencin her türlü ihtiyacını karşılamakta ve bir dediğini iki etmemektedir. Fakat genç bir gün o kadar sıkılır ki tek başına caddede biraz tur atmak için annesinden müsade ister. Annesi çok dikkatli olması şartı ile isteğini kabul eder. Cadde üzerindeki dükkanların vitrinlerine bakarken güzel yüzlü bir kız ile göz göze gelir. Bu ilk görüşte aşktan başka bir şey değildir. Hemen içeri yönlenir ve müşteriyi karşılayan kız gülümseyerek hoşgeldiniz der. Genç adam önüne gelen ilk cd’yi alır. Kız paketlenip paketlenmeyeceğini sorar ve genç adam lütfen paket olsun der. Kız paketler ve genç adama cd’yi uzatır. Ondan sonraki her gün genç adam cd alamaya gelir. Bu süre zarfında kıza çay içmek için cesaret toplamaya çalışır ama bunu bir türü başaramaz. Bir gün annesinin de cesaretlendirmesi ile kız cd’yi paketlemek için geri döndüğünde telefon numarasını tezgah üzerine bırakır ve oradan uzaklaşır. Kız ertesi gün arar fakat telefonu ağlamaklı bir ses ile annesi açar, ‘haberin yok mu o öldü’ der. Kız şaşkına döner ve bir süre sonra telefonu kapatırlar. Annesi oğlunun hatırasında yaşamak için odasına gider ve dolabını açar. Her gün kızdan aldığı cd’lerin hiçbirinin paketinin açılmamış olduğunu fark eder ve birini açmak ister. Açtığında bir not ile karşılaşır ‘bugün çok hoş gözüküyorsun erkek arkadaşım olmaya ne dersin?’. Anne şaşkına döner diğer paketleri de açar ve hepsinde aynı not olduğunu fark eder. Üzüntüsüne üzüntü eklenir ama elinden bir şey gelmez. Yarın her şey için çok geç olabilir. Sevdiklerimizi ve sevdiğimiz eylemleri ihmal etmeyelim. Ek iş demeyeceğiz demeyecek olsak da şimdilik ek iş demeyeceğiz kararlılığımızda yol alıyoruz fakat bu anlatmış olduğumuz hikaye, kararlarımızın ehemmiyetini de ortaya koymaktadır.

Ek iş demeyeceğiz ama siz ek iş anlayınız lütfen 🙂