Ek İş Arıyorum

Ek iş arıyorum… Bir neslin çocukları, bu sefer size sesleniyoruz. Hangi nesil diye soruşlar kulağımıza kadar gelse de okumaya devam ettikçe kendinizi bulacak ve eveeet diyeceksiniz. Bir neslin; parklarda bahçelerde, boş arazilerde tıraktör tepelerinde, çamurda büyüyüşünden bahsedelim. Yoktu böyle kocaman kocaman binalar, süpermarketler vs.ler… Sabah çıkardık evden, bizi gören mahalle arkadaşları da dökülürdü sokaklara. Top bulursak ne ala. Koştururduk sabahtan akşama kadar bir topun peşinde, yorulmak, acıkmak nedir bilmeden. Kavga kıyamet girerdik eve, eee akşam ezanı ile eve girmek şarttı ne de olsa. Eve girerdik girmesine ama yüzümüz gözümüz çamurdu hep. Asıl yorgunluk şimdi başlardı işte. Bir annenin temizleme çabaları. Biz çocukken başlamıştık çalışmaya, çocukken alıştık koşturmaya ve çocukken düştük hayatın renklerinin içine.

Büyüdük, sorumluluklar arttı. Nesil değişti, dünya değişti, yetemez ve yetişemez olduk. Gün geçmedi ki ‘bu da yetmiyor’ ek iş arıyorum, demeyelim. Desteğimi ikiye katlamalıyım telaşı içinde unuttuk çocukluğumuzun renklerini. Belki biraz da olsa taşısaydık o ruhu ‘ek iş arıyorum’ derken bile eğlenir, kendi ek işimizi kendimiz bulur ve her anın demine vururduk.

Biliyoruz, yukarıda anlattığımız çocuktan biri de sizsiniz. Sokaklarda kayboluşunuz, bayramları ev ev gezip en güzel çikolatayı bulana kadarki çantanızı şekerle dolduruşun biri de sizsiniz. Haydi gelin, ‘ek iş arıyorum’ derken de çocuk olalım. Biraz basit, biraz eğlenceli ve tabi ki biraz da sorumlulukla bir fikrin peşinden gidelim. Çocuk olmak kolaydı ama çocuk kalmak zor. Sizden çocuk kalmanızı değil, en azından sağlayacağınız ek geliri bir nebze de olsa keyfe dönüştürmenizi istiyoruz. Yarın çok geç olabilir. Ek iş arıyorum değil, ek iş düşünüyorum diyerek başlayın ve içinizdeki ‘o çocuğa’ kulak verin. Emin olun sizi yanıltmayacak.